İrritable Bağırsak Sendromu “IBS”

İrritable Bağırsak Sendromu “IBS”

Başlık sizlere biraz yabancı gelebilir. Sizlere uzak gelse de aslında farkındalık oluşması gereken ve azımsanamayacak sıklıkta karşılaşabildiğimiz bir sağlık bozukluğu durumudur.

Açılımına baktığımızda “İrritabl Bağırsak Sendromu” (IBS) dediğimiz bu hastalık; “Huzursuz Bağırsak Sendromu”, “Hassas Bağırsak Sendromu” ya da “Spastik Kolon” isimleri ile de bilinir.

İrritable Bağırsak Sendromunun Prevalansı

Öncelikle Prevalans, belli bir bölgede bulunan nüfus içerisinde, belli bir zaman dilimi içerisinde bulunan hastalıklara sahip olguların bilgisi olduğunu bilelim.

Şimdi, IBS prevalansı, yapılan 8 adet meta-analizde %11 çıkmıştır. IBS prevelansı, 50 yaş üstündeki kişilere nazaran genç nüfusta %25 daha yüksek seyreder durumdadır. Cinsiyet olarak ise kadınlarda daha yaygın görülebilen bir hastalıktır. Kadınlarda %14, erkeklerde ise %9 oranında bir yaygınlık söz konusudur. Bunun yanında kadınlarda görülen IBS türü genellikle kabızlıktan kaynaklanır.

IBS, sadece bağırsaklarımızı ilgilendiren bir rahatsızlıktır demek yanlış olur. Bağırsaklarımız bizlerin ikinci beynidir ve onların sağlıklı çalışması bizler için çok önemlidir. Bu rahatsızlığa birçok neden eşlik etmektedir.

Bunlardan bazıları; fibromiyalji (kas ağrısı, yumuşak doku romatizması), gastroözofageal reflü hastalığı, fonksiyonel dispepsi (hazımsızlık), kardiyak kökenli olmayan bir göğüs ağrısı, majör depresyon, anksiyete (korku, endişe, kaygı durumu), somatizasyon (hem ruhsal hem de bedensel sıkıntılar ile seyreden psikolojik bir rahatsızlık) gibi nedenlerdir. Saydığımız nedenlere dikkat ederseniz aralarında psikolojik nedenler de vardır. Bu demek oluyor ki bağırsaklarımızın sağlığı için mental sağlığımızın da iyi olması gerekiyor.

Biraz Bu Hastalığın Klinik Belirtilerine Göz Atalım

Aslında sayacağım belirtiler sizlere çok yabancı terimler değil. Şöyledir;

1. Kronik olarak seyreden bir karın ağrısı

IBS’ de olan kronik karın ağrısı aslında bir kramp hissi şeklindedir. Bu kramp şeklindeki ağrının şiddeti ve görüldüğü yer zaman zaman değişebilmektedir. Bu ağrıyı, beslenme tarzımız, yaşam tarzımız ve psikolojik durumumuz etkileyebilmektedir. Kramp hissine, karın bölgesinde şişkinlik ve gaz durumu da eşlik edebilmektedir.

2. Diyare (İshal)

İshal, hepimizin bildiği gibi sulu ve gevşek bir dışkılama durumudur. IBS’ li hastalarda yapılan araştırmalara göre hastaların yarısı bu ishalin mukus akıntısı ile birlikte seyrettiğini belirtir. Birkaç ishal durumu vardır ki bunların IBS ile ilişkisi yoktur. Bunlar; gece ishal ve yağlı dışkı, büyük hacimli ishal, kanlı dışkı durumlarıdır.

3. Konstipasyon (Kabızlık)

Kabızlık, bildiğiniz üzere genellikle sert dışkıdır ve aslında rektumun içi boş iken bile kişide ağrılı bir defekasyon yani dışkılama, ıkınma hissi uyandıran bir durumdur. İşte bahsettiğim bu belirtileri bulunan hastalarda IBS’ den şüphelenilmelidir.

A. IBS’ in Nonfarmakolojik Tedavisi

Nonfarmakolojik tedavi, hastalığın ilaç dışı yöntemlerle tedavi edilmesine dayanır. Eğer IBS hafif şiddette seyredip, kişinin yaşam kalitesini çok olumsuz şekilde etkilemiyor ise kişinin yediği ürünlere dikkat edip yaşam tarzını değiştirmesine yönelik bir tedavi planı oluşturulur.

IBS tanısı konmuş olan hastanın aşağıdaki beslenme tavsiyelerine uyması gerekir:

  • Gaz oluşturan besinlerin tüketilmemesi gerekir. Bu besinler; fasülye, soğan, kereviz, muz, havuç, kuru erik, kuru üzüm, kayısı, armut, brüksel lahanası, buğday tohumu…
  • Laktoz içeren gıdalardan kaçınmak gerekir. Laktoz intoleransı olan hastalar laktoz içeren gıdaların tüketimini sınırlandırmalıdır. Bunun yanında eğer birinci basamakta gaz üreten gıdaları tüketmemesine rağmen hala şişkinlik ve gaz semptomları bulunan hastalarda da laktozsuz beslenme öneriliyor. Laktoz intolerans tanısı, nefes testi ile doğrulanabilir.
  • Düşük FODMAP diyeti uygulamak gerekir. Gaz oluşturan besinlerden uzak durmalarına rağmen hala şikâyetleri (karın ağrıları ve şişkinlikleri) devam eden hastalarda düşük FODMAP diyeti öneriliyor. FODMAP’ ler, fermente olabilen oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve poliollerdir. Bu karbonhidrat grupları kolondaki suyu emmeye eğilimlidirler. Yüksek FODMAP içeren gıdalar ve alternatif olabilecek besinler için hemen aşağıya bir görsel koyuyorum. Yüksek FODMAP içeren besinlere baktığımızda aslında bu besinlerin bizlerin vücudu için ne kadar da önemli besin kaynakları olduğunu görüyoruz. O yüzden yüksek FODMAP içeren besinleri hayatımızdan tamamen çıkarmak yerine düşük düzeyde, kontrollü bir şekilde tüketmek öneriliyor. Tüm bunları göz önüne aldığımızda FODMAP diyetinin bir diyetisyen tarafından kontrol edilip, kişiye göre özel olarak ayarlanması gerekmektedir.
  • Glutenden kaçınmak-Fruktanları azaltmak. IBS hastalarında çölyak dışı glüten duyarlılığı varlığı söz konusudur. Böyle bir durumda asıl amacımız glütensiz beslenmek değil fruktan adlı karbonhidrat tüketimini azaltmaktır. Fruktan bazı bitkisel besinlerde de bulunabilmektedir. Pırasa, sarımsak, enginar…
  • Lif tüketimi. Kabızlığın baskın olduğu IBS’ li hastalarda psyllium önerilir. Psyllium’un gaz ve şişkinlik yapma yan etkileri bazı hastaları rahatsız edebileceğinden başlangıç dozu günlük yarım/bir çorba kaşığı olmalıdır. Doz daha sonra ihtiyaca göre dozu ayarlanmalıdır.
  • Fiziksel aktivite yapılması önerilir.
  • Gıda alerjisi testi. IBS hastalarında rolü henüz tespit edilmemiştir.

B. IBS’ nin Farmakolojik Tedavisi

Orta-şiddetli IBS hastalarında farmakolojik tedavi öneriliyor.

IBS’ de Konstipasyon (Kabızlık) Tedavisi:

-Psyllium kullanımı işe yaramayan kabızlığın baskın olduğu IBS hastalarında PEG (Polietilenglikol) kullanılır. PEG, bir ozmotik laksatiftir. Günde bir defa 8 ons suda çözünen 17 gram toz ile ilaca başlanır. Maksimum 34 g kullanılabilir. Karında ağrı ve şişkinlik yan etkilerine sebep olduğu için kullanımı sınırlıdır. Kabızlığa faydası olsa da ağrı ve şişkinlik yan etkileri nedeniyle karın ağrısını iyileştirememektedir.

-PEG işe yaramayan inatçı kabızlığı olan hastalarda; Lubiprostone, Linaclotide, Plecanatide. Lubiprostone, klorür kanalı inhibitörüdür. Günde 2 defa 8 mikrogram kullanılabilir. Linaclotide ve Plecanatide, guanilat siklaz agonistleridir. Linaclotide günde 290 mikrogram alınabilir.

-Bu ilaçların da işe yaramadığı 65 yaş altı kadınlarda Tegaserod ilacı kullanılabiliyor. Karın ağrı ve şişkinliğine faydalı bir ilaçtır. 5-hidroksitriptamin (Serotonin) 4 reseptör agonistidir. 65 yaş üstü kadınlarda ve kabızlık ile seyreden IBS’li erkek hastalarda güvenilirliğine dair kesin bir kanıt yoktur. Tegaserod’un kontrendikasyonları mevcuttur. Bunlar; bağırsak iskemisi, iskemik kolit, bağırsak tıkanıklığı, adezyon öyküsü, semptomatik safra kesesi hastalığı, şüpheli Oddi Sfinkteri disfonksiyonu.

-Tenapanor, sodyum/hidrojen değiştirici 3 inhibitörü bir ilaçtır. Sodyum ve fosfat emilimini azaltır. Karın ağrısını da hafifletir. Bağırsak sıvı hacmini arttırıp geçişini kolaylaştırarak kabızlığı gidermeye yardımcı olur.

IBS’ de Diyare (İshal) Tedavisi:

-Loperamid, yemeklerden önce 2 mg, maksimum günlük dozu:16 mg, kabızlığın baskın olduğu IBS hastalarında kullanılmamalıdır.

-Eluxadolin, FDA’ ya göre kontrendike olduğu durumlar: biliyer bir bozukluk (safraya ait), pankreatit, şiddetli karaciğer bozukluğu (Child-Pugh Sınıf C) , ağır alkol kullanımı.

-Safra asidi sekestranları (Kolestiramin, Kolestipol, Kolesevelam…). Karında ağrı ve şişkinlik yan etkilerine sebep olduğu için kullanımı sınırlıdır.

-5-hidroksitriptamin (serotonin) 3 reseprtör antagonistleri. IBS diyare belirtileri 6 aydır olan ve şiddetli diyare ile seyreden IBS hastalarında “Alosetron” onaylanmıştır. Bazı çalışmalarda Ondansetron da kullanılmıştır. Bu grup ilaçlar kullanımları sonucunda diyareyi iyileştirse de IBS’deki karın ağrısı sorununu giderememiştir.

IBS’ de Karın Ağrısı ve Şişkinlik Tedavisi

İlk ilaç grubumuz “Antispazmodik ajanlar” (Dicyclomine, Hyoscyamine...), bu ilaçlar kısa dönemde bir rahatlama sağlarken uzun dönemdeki yararları henüz ispatlanmamıştır. Antispazmodik ilaçları kabızlığı baskın olan IBS hastalarında tercih edilmiyor. Sadece kabızlık için tedavi görüp fayda göremeyen IBS hastalarında kullanabiliyor. Diyelim ki antispazmodikleri de kullandık ama karın ağrısı ve şişlik sorunun tedavisinde ilerleme kaydedilemedi. İşte o zaman antidepresan kullanımına geçiliyor. TCA’lar (Trisiklik antidepresanlar) tedavide kullanılıyor. Tedaviye düşük dozlarda başlanır. 3-4 haftalık bir tedavinin izlenmesinden sonra duruma göre doz arttırılabilir. Amitriptilin ve Nortriptilin (10-25 mg) Desipramine (12,5-25 mg)… İlaçlar yatmadan önce kullanılmalıdır. TCA’ lar antikolinerjik etkilere sahip olduğundan kabızlık ile seyreden IBS hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Bu tedavilere yanıt vermeyen ve karın ağrısı/şişkinlik semptomları devam eden hastalarda son çare olarak antibiyotik kullanımı önerilir. (Rifaksimin-2 hafta boyunca)

IBS hastalarında düzenli probiyotiklerin kullanımının faydası, etkili tür ve suşu henüz belli değildir.

Tüm bu tedavilere uyan, beslenmesine dikkat eden, gerekli ilaçlarını kullanan ama IBS semptomları için şikâyetleri hala devam eden hastalar mevcuttur. Bunun ana sebebi strestir. Stresin çok iyi bir şekilde yönetilmesi gerekir. Görüyoruz ki stres her zaman her şekilde insan sağlığına hem bedensel hem de ruhsal olarak zarar verebilen istenmeyen bir durumdur. Eğer stresi kontrol altına alıp mental sağlığımızı gerçekten iyileştirebilirsek / koruyabilirsek işte o zaman IBS dâhil tüm hastalıklar ile başa çıkmamız bir o kadar kolaylaşır.

Sağlıkla kalın…

 

Kaynaklar

 

 

Ecz.Sevde Gül ÇETİN

ecz.sevdegul@gmail.com

 

Ecz. Sevde Gül ÇETİN

DİĞER HABERLER
Kafeinsiz Bir Fıstık Kahvesi “Menengiç”
Keratosis Pilaris
Sağlığın Sırrı Çok Basit; Mutluluk
Bebekli Aileler İçin Tatilinizi Kolaylaştıracak Öneriler
Selülit Nedir?
Alopesi Areata: “Saçkıran”
Gebelerin Sağ Kolu: Bitkisel Takviyeler
Hipertansiyon ve Beslenme
Çocuklarda Gece Alt Islatma (Enürezis Nokturna)
Nedir Korku Salan Bu MENENJİT Salgını?
Dismenore; Regl Ağrılarının Kaynağını Keşfet!
Zayıflama Maratonunun Gizli Şövalyesi "Kuşburnu Çayı"
Reflü Tedavisinde Beslenme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Yolculuk Etmek Sizi Rahatsız Etmesin
Çocukluk Çağı Obezitesi
C Vitamini (Askorbik Asit) Nedir?
Bebeğim Çok Ağlıyor Acaba İnfantil Kolik Mi?
Ailelerin Korkulu Rüyası ROTAVİRÜS
Antioksidanların Önemi
Deodorantlar ve Antiperspirantlar
Pandemi Dönemi, Çocuklarda Yeme Bozukluklarını Artırdı
Detoks Nedir?
Gergin Misin, Yoksa PMS Mi Yaşıyorsun?
Çocukluk Çağı Aşıları-4
“Binlerce Çeşit İçecek Hazırlama” Serüveni Başlasın!
Besin Takviyeleri Kullanmalı Mıyız?
Yavaş Metabolizmayı Nasıl Hızlandırırız?
Güneş Koruyucu Krem Kullanımı D Vitamini Eksikliğine Sebep Olur Mu?
Romatoid Artrit Hastalığıyla Nasıl Mutlu Yaşayabiliriz?
İnek Sütü Alerjisi

En Çok Okunanlar


Şahmeran Efsanesi

Evvel zamanda, Mezopotamya topraklarında doğmuş bir efsane Şahmeran... Yüzyıllardan beri anlatılagelen?

Uyanık Bir Gevşeme için ?L-THEANINE?

Yeşil çayın faydalı bir içecek olduğunu, sakinleşmeye ve uykuya yardımcı etkilerini olduğunu hepimiz biliyoruz, fakat vücudumuzda tam olarak ne yaptığını merak ediyor musunuz?